A
- Akarsu
- Karadeniz'de derelere verilen genel ad. Fırtına Deresi gibi büyük olanlar.
- Akçaabat köfte trabzon
- Trabzon'un Akçaabat ilçesine özgü, soğansız, baharatlı köfte.
- Aluç
- Yabani alıç meyvesi; şerbet ve marmelat yapılır.
- Anzer rize
- İkizdere'de 2.400 m rakımdaki balı ünlü yayla.
- Anzer balı rize
- Rize-İkizdere'nin Anzer yaylasında üretilen, 90+ endemik çiçekten gelen kaliteli bal.
- Aşkolsun
- Hayret veya alay ünlemi. "Aşkolsun sana, böyle mi yaparsın?"
- Atma türkü rize
- İki kişinin karşılıklı doğaçlama söylediği halk türkü formu.
- Ayder rize
- Çamlıhemşin'in 1.350 m rakımlı, kaplıcalı, yayla turizminin kalbi.
B
- Bana baksan
- "Beni dinler misin" anlamında. Karadeniz'de yaygın.
- Bidiviya rize
- Çok küçük; minicik. "Bidiviya bir kuş..."
- Borçka artvin
- Artvin ilçesi; Karagöl-Sahara Milli Parkı kapısı.
- Bulut denizi rize
- Yaylalardan görülen, vadiyi dolduran beyaz bulut tabakası. Pokut'ta ünlü.
- Buruşuk
- Yaşlı veya kuru cilt; cidden buruş anlamında.
C
- Cavur
- "Gavur"; sevimli serzeniş, "yaramaz" anlamında kullanılır.
- Cevizli ekmek rize
- Mısır ekmeğinin ceviz yapraklarına sarılmış geleneksel versiyonu.
- Cevizli sucuk
- Pekmez ve cevizden yapılan, dilim dilim kesilen tatlı. Pestilin daha kalın versiyonu.
- Cinginez rize
- Karaduttan yapılan şerbet veya pestil.
Ç
- Çakmak rize
- Klasik bardağında çay servisi; "bir çakmak çay" = bir bardak.
- Çamlıhemşin rize
- Ayder, Pokut, Fırtına Vadisi tamamını barındıran ilçe.
- Çamlıyamaç rize
- Hemşin'de tarihi kale ve panoramik nokta.
- Çapulcu
- Aylak, sokakta dolaşan kişi. "Çapulculuk yapma."
- Çarık
- Eski deri ayakkabı; köy dokumacılığının ürünü.
- Çay rize
- Rize'nin sembolü. "Karadeniz çayı" ile aynı; özellikle birinci sürgün (Mayıs) en kalitelisi.
- Çay kepçesi
- Çay toplama makas-bıçağı. Modern alternatif: motorlu bahçıvan makinesi.
- Çay toplamak
- Mayıs-Eylül arası kadın ve çocukların yaptığı geçim faaliyeti. Birinci sürgün en kaliteli.
- Çayda Çıra trabzon
- Trabzon halk türküsü; ünlü.
- Çayır
- Karadeniz'in yeşil zemin doğal bitki örtüsü; ot biçim alanı.
- Çekme helva
- Susam ezmesi + şeker + tereyağı; el ile çekilen yağlı helva.
- Çorten rize
- Mısır harman zamanı toplu çalışma.
D
- Da
- "De/da" eki Karadeniz'de eylem zamanlı kullanılır. "Yapayım da göreyim."
- Daa
- "Daha" anlamında. "Daa neler göreceksin..."
- Dadı hemsin
- "Anne" anlamında kullanılan Hemşin/Karadeniz lehçe sözcüğü.
- Diblesi
- Karalahana, fasulye veya pırasanın mısır unu ile pişirilmiş hali. Karadeniz'in bir nevi türlüsü.
G
- Galer Düzü rize
- Ayder yakınında piknik ve at biniciliği yapılan düzlük yayla.
- Gito rize
- 2.100 m rakımdaki sisli ve tenha yayla.
- Govend rize
- Düğünde yapılan toplu halk dansı; horonun bir formu.
- Göç
- Mayıs-Haziran'da köyden yaylaya, Eylül-Ekim'de yayladan köye yapılan mevsimlik taşınma.
H
- Hamsi koli
- Tuzlanıp kutuya dizilmiş hamsi. Kış boyu saklamak için.
- Hamsi pilavı
- Hamsi ve pirinç fırında pişirilen klasik. Bazı yörelerde "hamsili pilav".
- Hamsi tava
- Mısır ununa bulanmış kızarmış hamsi.
- Hapşi rize
- Yöresel turşu çeşidi; karalahana, biber, sarımsak.
- Hayda
- "Hadi" anlamında; teşvik ünlemi.
- Hayır işi
- Köyde toplu, karşılıklı yardım. Düğün, hasat, ev yapımı.
- Hayli
- "Çok" anlamında. "Hayli güzel adam."
- Hemşin rize
- Rize'nin bir ilçesi + kültürel grubun adı. Çamlıhemşin'den ayrı.
- Hemşinli hemsin
- Hemşin kültürel grubu; Ortodoks Hristiyanlıktan İslam'a geçmiş, kendi dili olan topluluk.
- Heyamo
- Kollektif iş yaparken söylenen ritim sözcüğü. Hamsi tutarken meşhur.
- Hopaeli laz
- Lazların kendi dili; Türkiye'de UNESCO tehlike listesi dilleri.
- Horon
- Karadeniz'in karakteristik halk dansı. Tulum eşliğinde, hızlı, kollar omuzdan tutmalı.
- Hoşmerim
- Lor peyniri + un + şeker + tereyağıyla yapılan tatlı. Karadeniz'in geleneksel ikramı.
İ
- İftar
- Ramazan'da akşam ezanıyla orucun açılması.
- İstavrit
- Hamsi kadar yaygın olmayan ama bölgede sevilen küçük balık.
K
- Kaçkar rize
- Türkiye'nin doğusundaki en yüksek dağ silsilesi; zirve 3.937 m.
- Kakaç rize
- Mısır ekmeği. Beyaz ekmeğin köy mutfak karşılığı.
- Karalahana
- Karadeniz'in vazgeçilmez sebzesi. Çorba, sarma ve diblesi yapılır.
- Kavron rize
- Çamlıhemşin'in Yukarı Kavron yaylası; Kaçkar trekking üssü.
- Kemençe
- Yaylı çalgı. Tulumun yanı sıra horonu zenginleştirir.
- Kolot hemsin
- Hemşin'e özgü, tuzsuz, lifli, çekme peyniri. Mıhlamanın temelidir.
- Korucik rize
- Mantar; bilhassa Karadeniz ormanlarında bulunan yenilebilir türler.
- Kuptum rize
- Tuttum, yakaladım; "kup" fiilinden.
- Kuru fasulye dibesi
- Kuru fasulyenin mısır unu ve sarımsakla pişirilmiş Karadeniz versiyonu.
- Kuymak trabzon
- Trabzon karşılığı mıhlama; mısır unlu peynirli ısıtma. Bazı ustaların oranı farklılaşır.
Köken: Lazca
"Köyden gelirken kolot getir."
L
- Lahana sarması
- Kıymalı pirinçle karalahana yaprağına sarılmış sarma.
- Lavaş rize
- Çabuk, sıkı. "Lavaş çalışan adam."
- Lazgi laz
- Laz halk dansı; horonun bir varyantı, daha yavaş.
- Lokmik hemsin
- Hemşin tatlısı; un, yumurta, peynir karışımı tatlı.
M
- Macahel artvin
- Artvin Borçka'da UNESCO Biyosfer Rezervi.
- Macahel artvin
- Borçka'da UNESCO Biyosfer Rezervi; sınır vadileri.
- Mahniya rize
- Kavak ağacının uzun ince kollarından dokunan geleneksel sepet.
- Manga rize
- Karadeniz dağlık coğrafyasında düz alan; yayla taban.
- Mezgit
- Karadeniz'in tatlı suya dayanıklı en büyük balıklarından.
- Mıhlama rize
- Mısır unu, kolot peyniri ve tereyağıyla yapılan, kıvamı sütlü pelte gibi olan ısıtılmış peynirli yemek.
- Mısırın belkemiği
- Karadeniz mutfağının vazgeçilmez tahılı; yemekten ekmeğe.
- Muhlama
- Mıhlamanın yaygın yazılışı; aynı yemek.
"Akşam yemeği için mıhlamacıya gidiyoruz."
Köken: Hemşince
N
- Ne yapacaksın
- Karadeniz'de selam yerine kullanılır. "Ne yapaysun ya?"
O
- Ot biçmek
- Yayladaki kışlık otları toplama eylemi. Temmuz-Ağustos'ta.
- Ot kesimi
- Yaz aylarında hayvan kışlığı için ot biçme zamanı. Temmuz-Ağustos.
- Ovit rize
- İkizdere'de 2.640 m geçit ve 14.3 km tünel.
P
- Pavurya
- Yengeç. Karadeniz sahil restoranlarında özel tat.
- Pestil
- Pekmezden yapılan ince kuru meyve şeridi; ceviz/fındık ile sarılır.
- Pisti rize
- Yaramaz, küçük çocuk için sevgi tabir; bazen kötü çocuk için.
- Pokut rize
- 2.000 m rakımdaki, bulut denizinin en bilinen yaylası.
- Pun hemsin
- "Ne" anlamında soru ünlemi. Hemşin kullanımı.
- Puşi hemsin
- Hemşin kadınlarının başörtüsü; özel motiflerle dokunmuş.
Köken: Lazca
S
- Sahur
- Ramazan'da imsak öncesi ana öğün.
- Sal rize
- Pokut'a 20 dk yürüyüşte sakin yayla.
- Salla rize
- Eski tip mısır harman aleti; tahta sopa, sap döven.
- Serender hemsin
- Hemşin yaylalarında ahşap üzerine kurulmuş, fareye karşı dik ayaklı geleneksel ambar.
- Sis denizi
- Bulut denizinin diğer adı. Yayla atmosferinin imza görünümü.
- Sümela trabzon
- Trabzon Maçka'da kayalık üzerinde 4. yy Bizans manastırı.
- Sürgün
- Çay yaprağının yetişmesi; 1., 2., 3. sürgün vardır.
Ş
- Şal
- Yün dokuma; soğukta omuza atılan örtü.
- Şavşat artvin
- Artvin ilçesi; Sahara yaylası ve UNESCO biyosferine yakın.
- Şele rize
- Sırta vurulan eski tip taşıma sepeti. Köyde hâlâ kullanılır.
T
- Tıkış tıkış
- Sıkış sıkış, kalabalık; "Tıkış tıkış doluydu yer."
- Tirit
- Bayat ekmeğin et suyuna batırılması; köy mutfağı.
- Tulum rize
- Keçi derisinden yapılan üflemeli halk çalgısı. Horonun tek müziği.
- Tulumcu
- Tulum çalan kişi. Bölgede statü sahibi.
U
- Ula
- Hitap; "be, hey" anlamında. "Ula bana bak!"
- Ula daa
- "Hey, dur" anlamında, daha güçlü.
- Uzungöl trabzon
- Trabzon Çaykara'da 1.090 m rakımlı turistik buzul gölü.
V
- Vadi
- Karadeniz coğrafyasında dağlar arasındaki dik yamaçlı oyuk. Fırtına Vadisi en bilineni.
- Vova hemsin
- Hemşin Lazcasında "ne" anlamına gelen ünlem. Şaşırma belirtir.
Köken: Hemşince
Y
- Yarpuz
- Karadeniz'in yabani nanesi; çay yapılır.
- Yarpuzlamak rize
- Yarpuz çayı yapma eylemi; tıbbi amaçla.
- Yauf rize
- Şaşırma ünlemi; "Yauf, ne yapayım ben şimdi!"
- Yayla
- Yüksek rakımdaki yaz konaklama yeri. Geleneksel Karadeniz hayvancılık üssü.
- Yengeç ayı
- Hamsi sezonunun pik dönemi: Aralık-Ocak.
Z
- Zilkale rize
- Çamlıhemşin'de 14. yüzyıldan kalma Hemşin Beyliği kalesi.
Bu aramayla eşleşen kelime yok. Farklı bir kelime deneyin.